Eylül 08, 2016

Biri Beni Kreş Fikrine Alıştırsın😢

Anne olduğum günden beri hep eskisinden güçlü hissettim.Öyle olmalıydım çünkü,ona güvende olduğunu hissettirmeliydim.Annesini hep dik ve mutlu görmeliydi.Öyle alışmışım ki yanında olup ,eğlenmeye,beraber iyi vakit geçirmek için çaba sarfetmeye ,onunla beraber yaptığımîz rutinlerde değişiklik yapmaya bile bu kadar direnç gösteren kişinin oğlum degil de ben olacağını düşünemedim.İlk travmamı emzirmeyi bırakîrken yaşadım.Sanki asli görevimden vazgeçiyormuşum,bencillik yapıyormuşum gibi hissettim.Oysa 2 sene boyunca emzirdim ,tüm bildiklerimi öğrendiklerimi harfiyen uyguladım ve herşy yolunda gitti.Emzirmeyi bırakma düşüncesi oğlumdan çok beni tedirgin etti.Sonuç olarak bir şekilde bıraktım.Şimdi de kreşe  verme düşüncesi çok mantıklı gelmeye başlamışken,duygusal olarak onu o kapıdan bîrakip dönme düşüncesi katlanılmaz.Bu düşünce aklıma düştüğü andan itibaren güçlü kadından eser kalmadı.Hatta nöbette ağladım dün gece.Psikologa mı gitsem dedim yani.Nasıl birşey bu ya , nasıl bir güçsüzlük bu.
Peki tamam artısını eksisisini  sorgulayacak olursam , doğru zaman mı? 3 yaşında uzmanlar kreşe başlayabileceğini söylüyorlar.Evde ben oyun ihtiyaclarını artık karşılayamaz oldum ,eskiden eğitici oyuncaklar ,kitaplar kullaniyordum onun rengi ,bunun boyu,büyük ,küçük ,icinde, dışında ,sağında solunda ,şarkıları da epey öğrendi,tuvalet eğitimi de tamam,diş fırçalama da tamam,el yıkama tamam.Benim 3 senede verebileceğim birçok şey tamam.Ama oyun?Anne ne kadar oynayabilir onun gibi düşunemez, heyecanlanamaz.Yaşıtlarıyla cılık cılık terleyene kadar oynamamış bir çocuk ne kadar yaşamış olur çocukluğunu.Çocukluk da oluşan diyabet gibi birçok hastalığin altinda, beslenme alışkanlıkları ve doyasıya oynamamak var.Bir kitapta hastalıkların altinda yatan psikolojik kaliplar ve davranıslarin yazdigi bir kitapta;şeker hastalarının hayattan tat alamayan insanlar oldugunu okumuştum.Düşünsenize bir çocuk hayattan neden tat alamaz oyuna doymuyorsa alamaz.Kontrol herzaman ebeveynin elinde olmalı tabiki oyunun da sınırlarını koyabilmeli.Oğlumda emzirmeyi bıraktıgım ay 2 defa ve sonrasinda da 2 defa daha ürtiker oldu yani allerji.Neye bağlı bulmaya çalisirken Luise l.Hay'ın kitabindaki alerjinin altinda yatan duygulara baktim.Kendini güvende hissedememe yazıyordu.Nasıl yıkıldım anlatamam , sesimi bile yükseltmediğim oğlum güvende hissetmiyordu.Anne sütünden ayrılmanin da rolü olabileceğini düşünüp daha dikkatli ilgili davranmaya basladim.Sözümde durdum ,goturcem dedigim heryere goturdum orneğin,vaat ettiğim herşeyi yaptım,konuştum,bugün evdeyiz ne yapsak,bugün nöbetçiyim babanede kalacaksın,ben sabah gelip alcam seni..Bu tür günlük herşeyi anlatıyorum değişiklikler onu ürkütmesin diye.Ve son 1 senedir ufak tefek döküntüler dışında öyle allerji atakları geçirmedi.Ben birçok şeyin beynimizde bittiğine inanıyorum.Sağlıkçıyım ama psikolojinin fiziksel olarak da hasta edebileceğini düşünuyorum.
Asıl konudan yine saptım,Kreş diyorduk.Çok fazla birşey beklemiyorum.Yemek yesin ve oyunn oynasın yaşıtlarıyla.Kreşe başlama deneyimlerinizi ve hislerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim.Uykusuz bir anne olarak kendi rahatım icin onu kreşe veriyormus gibi hissetmek beni uzuyor.Ancak evimle ilgilenebilecegimi ona daha saglikli yemekler yapabilecegimi dusunuyorum o kresteyken.
Neyse beni anlayan ,benim gibi gelgit yaşamış kisilerin oldugunu dusunuyorum.Neler yaşadiginizi paylasirsaniz sevinirim.
Sevgiler..


BÜYÜK Konuşma!

    O gün sabahı çok iyi hatırlıyorum ''yarın sabah ne pahasına olursa olsun uyuyacağım''diyerek uyandım.Büyük konuştuğ...